7 Eylül 2011 - 05:29

Uluslar arası İlişkiler ve Ekonomik İşbirliği Enstitüsü yayınladığı bir analizde, Suriye karşıtı planları gözler önüne seriyor.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bir çok medya kaynağı, Suriye’yi yok etmek ve ülkede kaos çıkarmak için ‘güzelce hazırlanmış’ planları yayınladı. Kaynaklarda, planın Suudi Arabistan’daki eski Amerikan büyük elçisi Bandar bin Sultan ve yine Lübnan’daki eski Amerikan büyükelçisi Jeffry Feltman tarafından Suriye rejimini devirmek ve Suriye’yi yeniden ‘taş devri’ne döndürmek için yapıldığı söyleniyor.

Bandar bin Sultan- "Suriye devrimi" diye anılan- aslında bir "komplo" olan olayların mimarı.

Kaynaklara göre, plan ‘stratejik olarak’ insanların meşru özgürlük ve şereflerini geri kazanma ayrıca düzenin yozlaşmış yapısında kurtulma taleplerini, kötüye kullanma üzerine bina edilmiş ve bu duygular rejimin reform yollarını kapattığı söylemleriyle tek çıkar yolun devrim olduğu duygusuna evrimleştirilmiş ve rejime karşı büyük bir ayaklanmaya dönüştürülmüştür.

Plan taktiksel olarak Suriye’yi üç bölgeye ayırdı (büyük şehirler, küçük şehirler ve köyler) ve beş farklı grup oluşturdu.

1- ‘Yakıt Niyetiyle Kullanılanlar’: Hiçbir grupla ilişkisi olmayan eğitimsiz ve işsiz gençlerden oluşuyor.

2- ‘Haydutlar’: Genellikle Suriye vatandaşı olmayan ve uzak bölgelerdeki kanun kaçakları ve suçlulardan oluşuyor.

3- ‘Etnik Grup Üyeleri’: Başkanı destekleyen ya da muhalefet eden etnik grupların yarı eğitimli milliyetçi gençlerinden oluşuyor.

4- ‘Medya’: Amerika ile bir bağlantısı olmayan; Avrupa destekli bazı sivil toplum kuruluşlarının liderlerinden oluşuyor.

5- ‘Sermaye’: Tüccarlar, şirket sahipleri, Şam-Halep ve Humus’taki banka ve ticaret merkezi sahiplerinden oluşuyor.

Bu grupların nasıl kullanılacağına ve aralarındaki ilişkinin ne şekilde olacağına dair plan ise şu şekilde:

Birinci gruptaki ateşli gençlere (yakıtlara) cazip söylemler kullanılacak:

-Sesinizi yükseltmelisiniz.

-Değişimin şiddetten başka bir yolu yok.

-Geleceğinize karar vermek size kalmış.

-Temel sorun sizin sessizliğiniz ve buna benzer şeyler…

Ayrıca planda ikinci gruptaki haydutların özelliklerini istismar etmek de var:

-Profesyonel cinayetler için keskin nişancılık ve soğukkanlılık eğitimi.

-Yanıcı maddeler kullanarak kamusal binalarda yangın çıkartma eğitimi.

-Polis merkezlerine ve güvenli binalara nasıl girileceğine dair eğitim verilecek.

Plana göre üçüncü gruptaki ‘Etnik Üyeler’den şu şekilde istifade edilecek:

-Başkana karşı duydukları destek ya da muhalif duygular beslenecek.

-Kendi etnik gruplarının her halükarda tehdit altında olduğuna inandırılacaklar.

-Diğerlerine karşı orantısız güç kullanmaya alıştırılacaklar.

-Kendilerinden olmayan herkesin vatan haini olduğuna ikna edilecekler.

-‘Renk körü bir devlet’ e yol açacaklar ve böylece yalnızca siyah ile beyazı görebilecekler.

-Yaşlarından ve tarih, coğrafya gibi konulardaki bilgi yoksunluklarından faydalanarak her şeyi yapmaya hazır hale getirilecekler.

Dördüncü grup (medya grubu) plana hizmet ettirilecek diğer bir grup. Bu gruptakiler özel bir eğitime tabi tutulacak ve (halkın düşüncelerini) yönlendirmedeki becerileri geliştirilerek aşağıdaki yolu izlemeleri sağlanacak:

-Yerini belli etmeyen ve kesilemeyen uydu telefonlarıyla yayın organlarıyla irtibata geçmeleri sağlanacak.

- Onlara rejime muhalefet etmeyen fakat sivil toplum adına konuşan ulusalcı şahsiyetler etiketi kazandırılacak.

-Dünya ile iletişim kurulmasını sağlayacak şekilde eğitimli kalifiye kadrolar oluşturulacak ve bunlara internet üzerindeki ‘blog’ tarzı modern medyanın incelikleri öğretilecek.

-Her biri ile düzenli toplantılar yapılacak ve böylece hiçbir şeyin birbiri ile çelişmemesi sağlanacak.

Beşinci gruptan (Sermaye) ise paralarının heba olması korkusu kullanılarak istifade edilecek. Bunun için şunların başarılması gerek:

-Ticari ilişkiler adı altında, Avrupa büyükelçiliklerindeki ticari müşavirliklerle tüccarlar arasındaki bağlantının sağlanması.

-Özellikle Körfez Arap ülkeleriyle ticari anlaşmalar ve yatırımların konuşulduğu lüks partiler düzenlenmesi.

-Onların ahlaksız ilişkileriyle tehdit edilmesi ve kayda alınmış kasetlerle onlara şantaj yapılması.

-Onları rejime karşı kışkırtmak ve şu gibi belli düşüncelere sevk etmek: “Bu ülke sizin ama dışarıdakiler sizi kontrol ediyor. Rejim sizin harcamalarınızla insanları zengin ediyor. Ülkeyi ayakta tutan sizsiniz ama yönetenler başkaları. Beşer Esed, toplattığı vergilerle sizden çalıyor ve destekçilerine yediriyor. Bütün işleriniz rüşvet ve yolsuzluklarla büyük kayıplara uğruyor. Rejim çökmek üzere olduğundan bütün mal varlığınız tehdit altında bu yüzden Suriye dışına aktarılmalı. Rejimin çöküşünden sonra biz, sizi ülkenin başına geçireceğiz.”

Planda ayrıca ‘yönetim’ ile ilgili bir bölümde birçok senaryo bulunuyor. Ve bu senaryolarda nasıl başlanıp nasıl hareket edileceğine, grupların nasıl kullanılacağına ve nasıl yol alınacağına dair detaylar yer alıyor.

Yönetimle ilgili bölümde aşağıdaki adımlar yer alıyor:

1- ‘Yakıt’ niyetiyle kullanılacak gruptaki birinden olumlu cevap alınırsa; maddi ihtiyaçları istismar edilerek diğer adıma geçilecek ve plan başlamış olacak:

-Bir miktar para verilecek.

-Kiralık bir araba, bir cep telefonu ve internet bağlantısı temin edilecek.

-Diğer gençleri de bu şekilde kandırması ve aynı metodu uygulamaları istenecek.

-Bu gençler, sayıları büyük şehirlerde 5000, küçük şehirlerde 1500 ve köylerde 500’ü bulduğu zaman değişim istediklerini açığa vuracak ve reform talep edecekler. Tam bu aşamada hiç kimsenin aleyhinde konuşulmayacak; mezhebi, etnik, siyasi –sağcı ya da solcu- söyleme dair tek bir kelime bile edilmeyecek.

Bu süreç ilerlerken, muhalif olmayanların itirazlarına şu karşılıklar verilecek:

• Eğer değişimin gerçekleştiği söylenecek olursa; ‘Değişim falan yok. Bunların hepsi birer yalan’ denilecek.

• Değişimin yolda olduğunu söylenecek olursa; ’40 yıldır, değişim geliyor lafını duyuyoruz’ denilecek.

• Zamanın protestolara müsait olmadığı söylenirse; ‘Ne zaman harekete geçeceğiz. Yüz yıl sonra mı?’ diye karşılık verilecek.

• Bizim onurumuz Amerika’ya karşı direnmektedir diyen olursa; ‘Biz direnmiyoruz, yaşamak istiyoruz’ denilecek vesaire…

-İnsanları etkileyen grup, caddelerde insanların toplu halde bulundukları kalabalık marketlere, cami çıkışlarına ve dar sokaklara salınacak ve üç halkaya ayrılacak. Slogancılar, fotoğrafçılar ve gizli halka. Slogancılar kalabalığın ortasında toplanacak ve hep birlikte bağırmaya başlayacaklar. Bu halkanın etrafında gizli halkadan insanlar olacak ve fotoğrafçılar da hepsinin etrafında olacak. Birisi slogancıları dağıtmak isterse gizli halkadakiler onları ‘bırakın da konuşsunlar’ bahanesiyle savunacak; eğer hiç kimse onlara müdahale etmezse bu kez gizli halkadakiler onlara saldıracak ve dağıtacaklar. Her iki durumda da, “medya için harikulade kareler yakalayacağız.”

-Sonuçta, yetkililer tahrik edilecek ve olayları durdurmak için şiddet kullanmak zorunda bırakılacaklar. Yetkililer burada iki çözümden birini seçmek zorunda olacaklar: ya müdahil olacaklar ya da olmayacaklar.

-Eğer müdahil olmazlarsa, muhaliflerin sayısı artmaya başlayacak; çünkü plandaki anlaşmaya göre gençler başka insanları da etkilemek zorundalar ki bu insanların gruplar arası iletişimden-yani dünyadan!- haberleri olmayacak.

-Eğer yetkililer gruptaki insanlara müdahale edecek ve birini bile tutuklayacak olurlarsa, o kişi kendini hemen ‘masum ve zavallı’ bir görünüme bürüyecek, vaziyetini değiştirerek ve bir daha aynı şeyi yapmayacağına dair sözler verecek. Son aşamaya kadar bu kişi bir daha ortalarda görünmeyecek fakat maddi yardım almaya da devam edecek.

-Eğer güvenlik güçleri grup dışı birine müdahale edecek ya da birini tutuklayacak olurlarsa, gruptakiler seslerini daha fazla yükseltecek ve olayı büyütecekler. Dolayısıyla güvenlik güçleri onlardan birine zarar vermeye kalkacak ve bu arada gruptakiler güvenlik güçlerini bir tarafa bırakıp halkın duygularını galeyana getirerek rejimin ne kadar zalim olduğunu belirten şu sözleri sarf edecek: “Şu zavallı adama ne olduğunu gördünüz mü; işte başkanın istediği şey tam olarak bu. Bu hiç adil değil, bu adam yalnızca yaşamak istiyor. Bu tacirlerin bu şekilde para kazanma hakları var mı? Bu bir hükümet mi yoksa, hırsızlık çetesi mi? Bütün bunların arkasında başkan olacak adam vardır” ve benzeri…

2- Caddelerde hareketlilik başladığı zaman reform isteyen insanlar rejimi düşürme hususunda kışkırtılmalıdırlar. Bunun için şunlar uygulanabilir:

- Haydutlardan oluşan ikinci grup sahneye çıkacak ve hem göstericilerin hem de güvenlik güçlerine saldıracaklar-ateş açacaklar.

-Bir kadına –özellikle çarşaflı olanlara- tecavüz gibi dini ve sosyal duyguları alt üst eden dramatik olayların video ve fotoğrafları çekilecek. Sonra da bu sözde göstericiler bağırıp çağıracaklar. Eğer güvenlik güçleri tarafından saldırıya uğrarlarsa muhteşem olacak. Yok, halk tarafından saldırıya uğrarlarsa grup hemen ‘sivil giyinimli askerler’ göstericilere saldırdı diyerek feryatlar koparacak. Eğer hiç kimseden bir müdahale gelmezse ufak tefek yaralanmalara sebebiyet verecek olsa bile gruptan bir kişi, göstericilerin üzerine saldıracak.

Video kayıtları 20 saniyeden uzun olmamalı ve her seferinde yakın mesafeden çekilmeli, asla uzaktan değil.

-İnsanlar üzerindeki olumsuz etkisine binaen insanlar seri bir şekilde öldürülmeli. Öldürülecekler, grubun dışındaki protestoculardan; özellikle de kalabalık ve meşhur